Salı , Haziran 19 2018
Ön Sayfa > Suriye > Halep’te büyük savaş başlıyor mu?
Tahsin Halebi
Türki El Hasan © Sputnik/ Hediye Levent

Halep’te büyük savaş başlıyor mu?

Suriye ordusunun Halep kırsalı ile merkez arasındaki en önemli hat olan Kastello yolunu ele geçirmesinin ardından “Halep’te büyük savaş başlıyor mu?” tartışmaları yeniden alevlendi.

Halep’teki son gelişmeleri Sputnik’e değerlendiren stratejistlerden Tahsin Halebi, ‘Halep merkez ve kırsalındaki askeri kazanımlar kadar Türkiye’nin de dahil olduğu siyasi bir ittifak sürecinin sağlanıp sağlanmayacağının önemli olduğunu’ söyledi.

Askeri stratejist Türki El Hasan da, Halep’te kısa vadeli sıcak çatışmalar yerine uzun süreli kuşatma yöntemine başvurulabileceğini belirtti. Halep merkez ve kırsalındaki durumun uluslararası toplumun siyasi tavrından da doğrudan etkileneceğini hatırlatan El Hasan, bu anlamda Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Moskova’ya yapacağı ziyaretin önemli olduğunu söyledi.

ERDOĞAN’IN MOSKOVA ZİYARETİ HALEP’İN KADERİNİ BELİRLER Mİ?

Suriye yönetimi ve bir süredir ülkede siyasi ve askeri açıdan aktif olan Rusya, Türkiye’nin sınırlarını kontrol etmediğini ve sınır boyunca etkili olan silahlı gruplara silah ve yardım gönderildiğini savunuyor. Bu çerçevede Türkiye sınırının silahlı grupların geçişine kapatılmasının ve silah desteğinin kesilmesinin Suriye’deki savaşın seyrini büyük ölçüde değiştirebileceği belirtiliyor.

Türkiye sınırına uzanan Halep kentinin ülkede 5 yıldır devam eden savaşı doğrudan etkileyecek coğrafi, askeri ve psikolojik yönleri de içeren büyük önemi var.

Tahsin Halebi, ‘Halep, Rakka, Musul ve Sina’daki çatışmaları-savaşı kazananın bu bölgelerin olduğu ülkelerin geleceğini etkileyeceğini’ savunuyor.  Halebi’ye göre, Halep’in kuzey kırsalında ABD, Rusya, uluslararası koalisyon, SDG ve YPG arasında asgari düzeyde de olsa bir ittifak sağlandı ancak Türkiye sınırına uzanan bu bölgedeki ittifaklara Türkiye henüz katılmış değil.

“Suriye ordusu ve müttefiklerinin Halep merkezden, Leyramun, Beni Zeyd ve Kastello’dan sonra Türkiye sınırına açılan bölgede ilerlemesi için Türkiye ve Rusya arasında ittifak yapılması gerekiyor” diyen Halebi, Türkiye’nin Suriye politikasında değişiklik yapabileceğini gösteren sinyaller olduğunu söyledi.

Türkiye’nin son yıllarda uyguladığı dış politikanın mimarı sayılan Ahmet Davutoğlu’nun tasfiyesi ve ardından Rusya ile yakınlaşma girişimlerinin arttığını belirten Halebi, “Bunlara ek olarak başarısızlıkla sonuçlanan bir darbe girişimi var. Erdoğan’ın Putin’e ve sakin-güvenli bir güney sınırına ihtiyacı var” dedi.

Türkiye ve Rusya arasındaki siyasi temaslarda Suriye dosyasının ilk sıralarda olduğunu belirten Halebi’ye göre, Türkiye’nin politika değişikliği yapıp yapmayacağını etkileyecek en önemli soru şu; “Türkiye, 900 km’den uzun Suriye sınırında kimi görmek istiyor?”

Rusya’nın Türkiye’yi politika değişikliğine ikna girişimlerini sürdürdüğünü belirten Halebi, “Rusya, Türkiye’nin sınırındaki Kürtlerin güçlenmesinden rahatsız olduğunu biliyor. İkna çabalarında bu konu etkili olabilir” dedi.

Türki El Hasan da Davutoğlu’nun tasfiyesi, Rusya ile yakınlaşma girişimleri ve darbe girişimine ek olarak Suriye Kürtlerine yönelik yaklaşımı gibi sebeplerle Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ve Türkiye’nin Suriye politikasında değişiklik yapabileceğini savunuyor.

“Putin-Erdoğan görüşmesinin bir numaralı gündemi Suriye olacak” diyen El Hasan’a göre, “Türkiye sınırını silahlı gruplara kapatıp desteğini keserse Suriye’deki mevcut durum çok kısa süre içinde normalleşme yoluna girer.”

HALEP’TEKİ OPERASYON KENT İÇİNE YÖNELİK

Suriye ordusu 2012 yılının ortalarında çatışmaların sıçradığı Halep merkezi etrafında güvenlik çemberi oluşturmak üzere birkaç kez girişimde bulundu. Ancak kent merkezinin Suriye ordusunda, banliyölerin bir kısmının çeşitli silahlı grupların kontrolünde olduğu Halep’teki durum pek değişmedi. 2016 yılı başında ülke genelinde Rusya ve Hizbullah’ın da desteğiyle başlatılan 4 büyük kara operasyonu çerçevesinde Halep’in Rakka’ya açılan doğu ve güney kırsalları ile Hama ve İdlip’e açılan batı ve kuzey batıya bakan bölgelerinde aylar süren operasyonlar yapıldı.

Kentin Türkiye’ye açılan kuzey kırsalında ‘büyük askeri operasyon’ denebilecek boyutta bir hamle yapılmadı ancak (Nusra Cephesi ve Ahrar’uş Şam’ın öncülüğündeki) Fetih Ordusu’nun kontrolündeki İdlib ile Halep arasında bağlantı zayıflatıldı.
Yine bu dönemde Türkiye sınırına uzanan ve silahlı gruplar için hayati önemdeki bazı lojistik hatlar baskı altına alındı. YPG ve SDG’nin kazanımları ile birlikte Halep’in kuzey kırsalında da silahlı grupların bağları zayıflatıldı veya tamamen koptu.

YPG-SDG ve Nusra Cephesi arasında birkaç kez el değiştiren Kastello Yolu, Türkiye sınırına uzanıyor. İdlib’den geçerek Halep içine uzanan yol, Halep içindeki silahlı grupların en önemli lojistik hattı.

Yaklaşık 1 ay süren şiddetli çatışmaların ardından Kastello Yolu’nun kente açılan kısmına kadar olan bölümü Suriye ordusunun eline geçti. Yine Leyramun ve Nusra Cephesi’nin uzun süre Halep’i baskı altında tuttuğu Beni Zeyd bölgesi de Suriye ordusunun kontrolüne geçti.

Suriye içinde yapılan değerlendirmelerde müttefiklerinin desteği ile Suriye ordusunun Halep’te yürüttüğü operasyonların Halep içine yönelik olduğu belirtiliyor. Banliyölerle birlikte kent çevresinde daire oluşturmak ve kent içindeki silahlı grupların kırsal ile bağını kesmek stratejisi çerçevesinde hareket edildiği savunuluyor.

ÇATIŞMA MI KUŞATMA MI?

Türki El Hasan, Halep içindeki çatışmalar sürdüğü sürece paralel olarak bir af kararı çıkarıldığını ve üçü siviller biri silahlı gruplara mensup olanların tahliyesi için 4 koridor oluşturulduğunu hatırlatarak, ‘çatışma yerine kuşatma ve uzlaşma yönteminin uygulanabileceğini’ söyledi.

Humus’un Eski Humus bölgesinde hayata geçirilen uzlaşmaya atıf yapan El Hasan, “Bizler, askeri operasyonlara ya da baskınlara değil uzlaşmaya inanıyoruz ve umut bağlıyoruz. (Af kararına rağmen kuşatılmış bölgelerden) Dışarı çıkmayan ve içerde kalmayı tercih eden teröristler önceki gibi devam edebilirler mi? Zamanla mutlaka ikmal ve desteğe ihtiyaçları olacaktır” dedi.

Humus ve Şam başta olmak üzere çeşitli bölgelerde uygulanan kuşatma-uzlaşma yaklaşımı ve El Hasan’ın aktardığı ihtimaller çerçevesinde, kuşatma altındaki bölgelerde bulunan silahlı gruplar bünyesindekilerin bir kısmı teslim olup aftan yararlanabilir. Daha önce benzer yöntemin uygulandığı bölgelerde aftan yararlananların büyük kısmı bulunduğu yerde kalmaya devam etmiş, bir kısmı da başka yere göç etmişti. Halep’te teslim olmayı reddeden ancak bulunduğu yerde de kalmayı istemeyenler için İdlib, Lübnan veya Türkiye gibi seçeneklerle birlikte başka yerlere nakledilmeleri ihtimali de gündemde.

CEVAPSIZ SORULAR

Suriye içinde Halep’te yeniden ısınan cephelere dair çok sayıda senaryo ve cevapsız soru da dile getiriliyor.

Halep dahil Türkiye sınırındaki bölgelerde askeri operasyonlardan çok Türkiye’nin de dahil olduğu siyasi ittifakların önemli olduğu belirtilse de, ABD-Rusya ve YPG arasında hangi noktalarda uzlaşma sağlandığı henüz netlik kazanmış değil.
Türkiye ve Rusya arasındaki ilişkilerin normalleştirilmesi için yürütülen girişimlerin ne kadar sürede sonuç vereceği veya Rusya’nın Türkiye’yi politika değişikliğine ikna edip edemeyeceği de henüz belirsiz.

Türkiye’nin Suriye Kürtlerine yönelik refleksinin politika değişikliği için yeterli olup olmayacağı, Suriye Kürtlerinin kendilerinin dahil olduğu bir senaryoya ne tepki vereceği bilinmiyor.

Bu belirsizliklerin Halep ve çevresindeki mevcut durumu uzatacağı açık. Aynı zamanda Suriye ordusu ve müttefikleri ile SDG-YPG’nin kazanımları nedeniyle Halep’in kuzeyindeki ve İdlib’in kırsalındaki silahlı gruplar giderek daralan bir alana sıkışıyor. Bu silahlı grupların bir kısmının birbiriyle çatışması olasılıklar arasında.

Çatışmaların Türkiye sınırına iyice yaklaşacağı anlaşılan önümüzdeki günlerde, Türkiye’nin gerek çatışmaların yarattığı güvenlik sorununa, gerekse Türkiye’ye geçmek isteyecek on binlerce silahlı grup mensubuna yönelik tavrının ne olacağı, angajman kurallarını uygulayıp uygulamayacağı da sorular arasında.

 

Bu haberin yayınlandığı ilk adres: Sputnik TR

Buna da göz atabilirsiniz

Şam’ın yorumu: Kürtlerin ABD ile ittifakı sınanıyor (1)

Türkiye günlerdir Cerablus’u, Menbiç’i konuşuyor. Sınırdan canlı yayınlar, ekranlarda uzman sıfatıyla yorumcular ve yorumlar, tahminler, …

Prensese talip olup bölüm sonu canavarına kalmak…

Halep yine dünya gündeminde. Suriye’nin sanayi kenti olan Halep, ikinci başkent sayılıyordu. 2011’den günümüze Halep’ten …

Beyrut’ta çöp protestolarından seçimlere uzanan hareket: Benim Şehrim

Lübnan, Pazar günü yerel seçimler için sandık başına gidiyor. Başkent Beyrut sokaklarında yerel yönetim adaylarının …