Nulled24
8 Aralık 2021 - Çarşamba

Libya bir kez daha karışabilir!

Libya’da zaten karışık olan durum daha da karışacak gibi görünüyor. Birleşmiş Milletlerin ara buluculuğunda kurulan geçiş hükümetine güvenoyu veren taraflar bu desteğini çekti.

Arap Ayaklanması’nın uluslararası toplumun doğrudan askeri müdahalesi ile çok kısa sürede yıkıp geçtiği ülke Libya oldu. Kaddafi’nin devrilmesi ve linç edilerek öldürülmesinin ardından büyük ölçüde aşiretler ittifakına dayalı yapı da çöktü. Dünyanın en zengin ve refah ülkelerinden biri olması gereken Libya birkaç ayda yüzlerce grubun birbiri ile savaştığı, El Kaide ve IŞİD gibi radikal örgütlerin kendilerine alan açtıkları bir cehenneme dönüştü. Bu kaos, 2014 yılında ülkenin askeri ve siyasi olarak fiilen ikiye bölünmesine yol açacak kadar derinleşti.

Libya’ya komşu Mısır, bölgenin yeni siyasi liderlik iddiasındaki ülkelerinden Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi ülkelerin yanı sıra “Türkiye’nin güvenliğinin Libya’dan başladığını” öne süren söylemlerle Türkiye, Rusya, ABD, İtalya ve Fransa başta olmak üzere çok sayıda Avrupa ülkesi de Libya’daki süreçlere doğrudan müdahil oldu. Kimisi desteklediği tarafa silah gönderdi kimisi kendi çıkarları doğrultusunda bir siyasi yapı inşasına girişti.

Bu süreçte her an çapraz ateşte kalma riski ile yıllarca yaşayan Libyalıların derme çatma botlarla daha iyi bir gelecek için açıldıkları Akdeniz’de onar, yüzer öldüklerini okuduk haberlerden.

Dünya Bankasının verilerine göre en az 200 milyar dolarlık tahribat bırakan bu iç savaş döneminden geriye ne altyapı kaldı ne de fabrika, atölye.

Dünyanın petrol zengini sayılı ülkelerinden biri olan Libya’dan geçtiğimiz günlerde basına yansıyan görüntülerde benzin istasyonlarının önünde uzun kuyruklar vardı. Savaş döneminde petrol sahaları, rafinerileri, nakliye hatları, dağıtım şebekeleri birçok kez saldırılara hedef oldu.

Libya’da ateşkes sürecini başlatan da bu oldu; dış piyasalara petrol tedarikinin tehlikeye girmesi!

BM öncülüğünde (çoğunluğu Avrupa ülkesi) birçok ülke ateşkes yapılması için yoğun bir mesai başlattı.Reklam

Önce fiilen ikiye bölünmüş ülkenin iki ordusu arasında ateşkes sağlandı. Ardından fiilen kendi başlarına hükümet/kısmen devlet görevi yürüten iki siyasi merkez arasında zoraki barış yapıldı. Trablus ve Tobruk merkezli bu iki yönetim aynı masa etrafına oturdu ve geçtiğimiz yılın sonlarında bir hükümet de dahil olmak üzere bir geçiş yönetimi kurma konusunda uzlaştı.

Uzlaşmaya göre, başbakanlığını Abdulhamit Dibeybe’nin yaptığı geçiş hükümeti Libya’yı 24 Aralık 2021’de yapılacak seçimlere hazırlayacak, düne kadar çatışan iki büyük silahlı yapıyı birleştirerek bir milli ordu kuracak, aşiretler arası huzuru tesis edecek, harap durumdaki ülkeyi toparlayacak, Türkiye başta olmak üzere birçok ülkenin desteklediği yabancı silahlı güçlerin Libya’yı terk etmesini sağlayacak ve bu arada da yeni bir anayasa hazırlayıp Kaddafi döneminden kalma mevzuata da bir el atacak. Bütün bunları hâlâ Libya’da bulunan Türkiye dahil birçok ülkenin müdahaleleri, kaos döneminde edindiği güçten feragat etmemek için savaş çıkarmaya bile hazır tarafların huzursuzlukları, Akdeniz’deki enerji mücadelesinin devam ettiği saha olmak, ekonomik kriz ve daha birçok faktör altında gerçekleştirecek.

“En azından silahlar sustu” tesellisi ile ülke içinde sevinçle karşılanan bu süreç ilk günden şaibelerle, suçlamalarla, üstü örtülü tehditlerle başlamıştı zaten. Mesela, Mevcut Başbakan Dibeybe’nin başbakan seçilmek için delegelere 50-150 bin dolar arasında rüşvet dağıttığını duyurmuştu delegelerden biri. Yine ülkenin fiilen ikiye bölündüğü dönemde iki otorite merkezinden biri olan Tobruk’taki yönetim Dibeybe Hükümetine parlamentoda güvenoyu vermeyebileceğini açıklamıştı. Hükümete güvenoyu verdiler vermesine ancak sonrasında mevcut yönetim ve hükümet hakkındaki yolsuzluk, görevi kötüye kullanma, Tobruk merkezli siyasi ve askeri yapıları destekleyen taraflara yönelik ‘intikam’ niyetli hamleleri olduğu yönünde suçlamalar hiç bitmedi.

Ve nihayet parlamentoda (Tobruk merkezli diyebiliriz) Temsilciler Meclisinden 45 milletvekili güvenoyunun geri çekilmesi için oylama yapılması talebiyle başvuruda bulundu. Ardından 113 milletvekilinin katıldığı oylamada 89 milletvekilinin evet oyu ile mevcut hükümete daha önce verilen güvenoyu geri çekilmiş oldu.

Ancak tartışmalar burada da bitmedi; bizzat Temsilciler Meclisi içinden bazı milletvekilleri Parlamento Sözcüsü Akila Salih’in oyununa getirildiklerini, meclise başka bir oylama için çağrıldıklarını söylüyor. Birkaçı “Bana başka bir şey için oylama yaptığımızı söylediler, öyle oy kullandım” gibi açıklamalar da yaptı. Oylama yapılırken konuşmaları da dinlememişler galiba! Kimisi de güvenoyu geri çekilmeli oyu veren vekil sayısının aslında 70 olduğunu ancak Salih’in sahtekarlık yaparak bu sayıyı 89’a çıkardığını savunuyor.

Seçime çok kısa bir süre kalmışken, yaklaşık 9 milyon nüfuslu ülkede 3 milyona yakın insan oy kullanmak için kayıt yaptırmışken bu gelişme nelere yol açar?

Bu sorunun da cevabı oldukça karmaşık aslında.

Oldukça karmaşık olan Libya mevzuatına göre, güvenoyu geri çekilmiş olsa da mevcut hükümet seçimlere kadar geçiş hükümeti olarak görevine devam edecek.Reklam

Ancak bu hamleyle birlikte Dibeybe Hükümetinin seçimleri erteleme girişimlerinin önü alınmış olacak. Ki, seçim erteleme meselesi de ayrı bir iç kriz sebebi. Mevcut yönetim ve hükümet yeni anayasa hazırlanıp referanduma sunulmadan seçim yapılamayacağını savunuyor. Yine silahlı güçlerin tek çatı altında toplanması, yabancı silahlı güçlerin çekilmesi, kurumların birleştirilmesi gibi süreçlerin de tamamlanmadığını söylüyor. Yine bu hükümete göre, güvenoyu meselesi zor da olsa aynı masaya oturan Tobruk merkezli bazı isimlerin ülkenin doğusunda paralel bir hükümet kurmak için yaptıkları bir ayak oyunu! Bu arada Tobruk merkezli yönetimin General Hafter’i desteklediğini ve askerlerin yakında yapılacak seçimde aday olamayacaklarını ve Hafter’in bu şekilde devre dışı kalacağını da hatırlatmakta fayda var.

Diğer tarafsa, mevcut hükümeti ülke bütçesini Türkiye ve Tunus gibi ülkelere peşkeş çekmekle, aylardır yönetim koltuklarında oturmalarına rağmen en temel kamu hizmetlerini bile sağlayamamakla, pozisyonlarında kalıcı olmak için seçimi ertelemeye çalışmakla suçluyor. Libya’da son olarak fırıncılar birliği bile fiyat artışları ve zaman zaman yakıt krizinden dolayı kepenk indirmek zorunda kalacaklarını açıkladı. Ülkenin bazı yerlerinde elektrik kesintilerinin 20 saati aştığı, temel sağlık hizmetlerine ulaşılamadığı gibi birçok şikayet var basında. Yine parlamento üyelerinden bazıları zaman zaman mevcut hükümetin bütçeyi kişisel çıkarları için kullandıkları ve bu yönde sordukları sorulara yanıt alamadıklarını da söylüyor.

BM ve birçok ülke seçim tarihi dahil karar verilen yol haritasına sadık kalınması için çağrılara ve girişimlere başladı ancak zaten oldukça kırılgan bir zemin üstünde duran mevcut hükümetin ve yönetimin hazırlayacağı(?) anayasa da şaibeli olacak, yaptıkları anlaşmalar ve icraatları da muhtemelen.

Görünür gerekçeler yolsuzluk, kamu hizmetleri vs. olsa da Libya’da yüzlerce çok güçlü yerel aktörün ve onlarca ülkenin kapıştığını göz önünde bulundurmak gerekiyor. Libya bir kez daha bir iç karmaşaya yuvarlanabilir gibi görünüyor!

Bu yazı Evrensel Gazetesi‘nde yayınlanmıştır.

Buna da göz atabilirsiniz

Suriye Haritası

Suriye’ye operasyon olursa…

Malum, Suriye’nin kuzeyine yönelik Fırat’ın doğusundaki öz yönetim bölgesini hedef alacak bir operasyon ihtimali gündemde. …

TBMM

Muhalefetin dış politikası ne?

TÜSİAD’ın son açıklamasını görmeyen, duymayan kalmamıştır muhtemelen. Laiklik, demokrasi ve sıkça hukuk vurgulu çıkışların bir …

Isınan İdlip değil Türkiye’nin Suriye politikası

İdlip ısınmaya başladı” değerlendirmelerine bağlı olarak yine, yeniden, bir kez daha İdlip’i konuşuyoruz.  İdlip’te sahada …